Türkiye’nin “dezenformasyon çağı” olarak nitelendirilen bu dönemde hakikatin korunmasını bir tercih değil, açık bir sorumluluk olarak benimsediğini ifade eden Duran, bilginin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını belirtti. Duran, “Bilgi; toplumsal huzurun, siyasal istikrarın ve küresel adaletin temel unsurlarından biridir” dedi.
Küresel teknoloji şirketlerinin zaman zaman kar odaklı yaklaşımlar nedeniyle manipülatif içeriklerin yayılmasına zemin hazırlayabildiğine dikkat çeken Duran, bu durumun yalnızca anlık algılar oluşturmadığını, aynı zamanda toplumların sosyal yapısını zedelediğini, siyasal kutuplaşmayı artırdığını ve ekonomik dengeleri olumsuz etkilediğini söyledi.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Duran, tüm paydaşların hakikatin yanında durması gerektiğini vurgulayarak, doğrulanmamış bilgiye karşı daha bilinçli ve dirençli bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade etti.
Son yıllarda yaşanan krizler ve çatışmaların, dezenformasyonla mücadelenin ne kadar hayati olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Duran, bu alanda küresel iş birliğinin önemine dikkat çekti.



YORUMLAR