GİBTÜ’nün ev sahipliğinde; Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Aile Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen çalıştaya hukukçular, akademisyenler, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, kamu kurumlarının temsilcileri, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
Çalıştayda, aile içi uyuşmazlıkların çözümü, boşanma süreçlerinin toplumsal etkileri, arabuluculuk mekanizmasının aile kurumunun korunmasındaki rolü ve Türkiye’ye özgü bir aile arabuluculuğu modelinin geliştirilmesi konuları ele alındı.
“Aileyi koruyamazsak hiçbir şeyi koruyamayız”
Programın açılış konuşmasını yapan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, aile kurumunun toplumun temel taşı olduğunu belirterek, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal sorunlara çözüm geliştiren yapılar olması gerektiğini söyledi.
2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan edilmesinin ardından böyle bir çalıştayın önemli bir ihtiyaç haline geldiğini ifade eden Rektör Demir, “Bilimin hikmetle, teknolojinin ahlakla buluştuğu çatının adı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’dir. Aileyi korumak ve muhafaza etmek zorundayız. Aileyi koruyamadığımız zaman hiçbir şeyi koruyamayız. Ne devleti koruyabiliriz ne insanı koruyabiliriz” dedi.
Demir, son yıllarda artan boşanma oranlarının yalnızca eşleri değil, çocukları, yakın çevreyi ve toplumun genel yapısını da etkilediğini belirterek, aile içi uyuşmazlıkların çözümünde yapıcı ve onarıcı mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
“Ailenin korunması toplumsal huzurun temel şartıdır”
Çalıştayın ana konuğu Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ise aile kurumunun korunmasının toplumsal huzurun temel şartlarından biri olduğunu söyledi.
Aile yapısının son yıllarda çeşitli sosyal ve hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Malkoç, aile arabuluculuğu mekanizmasının bu sorunların çözümünde önemli bir rol üstlenebileceğini ifade etti.
Mevcut hukuk sisteminin çoğu zaman evlilik kurumunu korumaktan çok boşanma süreçlerini kolaylaştıran bir yapıya dönüştüğünü dile getiren Malkoç, boşanma davalarının resmi ve gergin ortamlarda ilerlemesinin taraflar arasındaki husumeti artırabildiğine dikkat çekti. Malkoç, aile arabuluculuğunun taraflara yeniden konuşma, birbirini anlama ve çözüm üretme imkânı sunabileceğini söyledi.
Boşanmaların önemli kısmı evliliğin ilk yıllarında yaşanıyor
Çalıştay kapsamında yapılan sunumlarda, Türkiye’de boşanma oranlarının artış gösterdiği ve bunun sosyal yapı üzerinde ciddi etkiler oluşturduğu belirtildi. TÜİK verilerine göre boşanmaların önemli bir bölümünün evliliğin ilk yıllarında gerçekleştiğine dikkat çekilirken, aile içi uyuşmazlıkların büyük kısmının “şiddetli geçimsizlik” nedeniyle yaşandığı ifade edildi.
Katılımcılar, uygun iletişim ortamı ve etkili arabuluculuk süreçleriyle birçok aile içi sorunun çözülebileceğini değerlendirdi.
Programda ayrıca mevcut hukuk sisteminde aile arabuluculuğuna ilişkin sistematik bir yapının bulunmadığı, dava süreçlerinin taraflar açısından yıpratıcı hale gelebildiği ifade edildi. Aile arabuluculuğunun yasal zemine kavuşmasının hem aile bütünlüğünün korunmasına katkı sağlayacağı hem de mahkemelerin iş yükünü azaltabileceği yönünde görüşler paylaşıldı.
Çalıştay oturumlarında aile arabuluculuğunun hukuki, sosyal, psikolojik ve dini boyutları ele alınırken; hukuk, psikoloji, sosyoloji, ilahiyat ve sosyal hizmet gibi farklı disiplinlerin birlikte çalışmasının önemine dikkat çekildi.
Çalıştaya geniş katılım
Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen çalıştaya; Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Gaziantep Milletvekili Şehzade Demir, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Karataş, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Metin Kahraman, GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zehra Ünal, Arabuluculuk Daire Başkanı Umut İlhan Durmuşoğlu, İstanbul Aile Vakfı Başkan Yardımcısı Cüneyt Altıparmak, Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Kübra Çinkılıç, Şahinbey Belediyesi Başkan Yardımcısı Necibe Maraz Çiftçi, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, protokol üyeleri, akademisyenler, STK temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
Yoğun katılımla gerçekleştirilen çalıştayın sonunda, aile kurumunun korunmasına yönelik çözüm odaklı çalışmaların artırılması gerektiği vurgulanarak, aile arabuluculuğu mekanizmasının Türkiye açısından önemli bir ihtiyaç haline geldiği ifade edildi.



YORUMLAR