Programa gazilerimiz ile yakınlarının yanı sıra İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu, İçişleri Bakan Yardımcıları Sayın Muhterem İnce, Sayın Mehmet Ersoy, Sayın İsmail Çataklı, Sayın Tayyip Sabri Erdil, Ankara Valisi Sayın Vasip Şahin, Emniyet Genel Müdürümüz Sayın Mehmet Aktaş, Jandarma Genel Komutanı Sayın Arif Çetin, Sahil Güvenlik Komutan Vekili Tuğamiral Sayın Cengiz Fitöz, İçişleri Bakanlığında görev yapan Genel Müdürler, Emniyet Genel Müdür Yardımcıları ve Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli Daire Başkanları katıldı. Sözlerinin başında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını, hürmet ve muhabbetlerini getirdiğini belirten İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu, “Ülkemiz için, bu vatan için, kah görev başındayken kah evinde otururken ama mutlaka milli bir şuurla er meydanına inen PKK’lısından FETÖ’cüsüne, bu millete silah doğrultmuş teröristlere, hainlere karşı duran, vatanla, ecdatla, ahitle sözleşmenin, şerle inatlaşmanın gereğini yapan ve bu topraklar üzerindeki bir insanın bana göre yaşarken alabileceği en yüksek mevki olan Gazilik unvanına malik olan çok kıymetli gazilerimiz, onların çok kıymetli aileleri, öncelikle şu güzel tabloda, hepimize sorumluluk hissettiren bu güzel anda birlikte olmaktan büyük bir onur duyuyor hepinize çok teşekkür ediyor, sizleri hem şahsım hem Bakanlığımız hem de milletimiz adına hürmetle, muhabbetle, saygıyla ve minnetle selamlıyorum.” dedi. Konuşmasının devamında vatan sevgisinin sembolü gazilerimize seslenen İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu gazilerimizin gösterdikleri kahramanlıkların bugün aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına yönelen her türlü tehdide karşı verilen mücadeleye ilham kaynağı olduğunu dile getirerek “Bu millet Gaziliğin kıymetini bilir. Her şeyden önce bu millet Gazi bir millettir. Çünkü zulüm yarası görmüştür. Dünyanın bütün zalimlerinin toplanıp vatanına,
bayrağına göz dikmesini bu millet görmüştür. Bu millet ihanetin yarasını da görmüştür. Birlikte mesai yaptığı arkadaşının gecenin bir yarısı üstüne tank sürdüğünü, helikopterden üstüne ateş açtığını ve uçaktan bomba attığını görmüştür. Ama bir milletin Gazi olması sadece kurşun yarasıyla olabilecek bir şey değildir. Bu millet Gazidir çünkü bu aziz millet gaza ehli bir millettir. Gaza demek dava demektir. Bu milletin büyük bir davası vardır. Bu aziz Millet binlerce yıldır ganimet için, zenginlik için değil güçlünün güçsüzü ezdiği bir dünyaya itiraz ettiği için adaletin hakim olduğu, hakkın yerini bulduğu, zalimin gülmediği mazlumun ağlamadığı, anaların babaların evlatlarını toprağa vermediği bir dünya için kılıç ve kalem sallamış kelam söylemiştir. 15 Temmuz’da meydanlarda veya Kato’da terörist kovalarken veya şehirde bir suçlunun peşinde giderken yaptığınız iş tam anlamıyla budur. Hepiniz göz yumabilirdiniz. Evinizde oturabilir, birazcık da olsa görmezden gelebilirdiniz. O zaman ne olurdu biliyor musunuz? Pazartesi günü Adnan Menderes ve arkadaşlarının şehit edilişlerinin yıl dönümü münasebetiyle Topkapı Anıt Mezardaydık. Bir Başbakan ve İki Bakanı astılar. Sadece onu asmadılar. Hepimize dediler ki “Evet bu ülkede yaşıyorsunuz ama sınırlarınız ve yapabilecekleriniz bellidir”. Milletimize had bildirmeye çalıştılar. Bize patronluk taslayanlar, “Biz ağzımızı açmadan adım atamazsınız” diyenler, bunu gerçekleştirdiler. Gaza yapılmazsa, gazi olunmazsa, zulmün karşısına şehadeti göze alınıp dikilinmezse, milletimize yapacakları budur. Bize hizmet edenlerin, hakkı savunanların, anasının, babasının, beş vakit namazda Ezan-ı Muhammedi’nin öğrettiklerinin, baraj yapanların, zenginleştirmek için dünyaya kafa tutanların, dış politikada hakkını savunanların, savunma sanayisinde elimizi dışa açan değil kendi üretimimizi sağlayanları sustururlar, yok etmeye çalışırlar. Darbe yapıp ortadan kaldırmaya ve bizi yıllarca yaptıkları gibi fakirliğe geri kalmışlığa, onur kırıcı politikalara maruz bırakırlar.” şeklinde konuştu. İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu “Çok şükür bugün böyle olmuyor. Çünkü gazilerimiz var, şehitlerimiz var, vatanımız için canını feda edenler var. Hem meydanda kan akıtan Gazilerimiz var, hem de bilgisayar başında ter akıtan, düşünen, proje çizen, bir gaza bilinciyle uçan araba tasarlayan, kendi helikopterimizi, insansız hava aracımızı tasarlayan, tezgah başında, fabrikada maharetle üreten evlatlarımız var. Bizi güçlü yapan işte tam da budur. Aynı zamanda gaza ruhuna sahip çıkan, bize o iklimi sağlayan, bir davası olan, dünyadaki zulme sessiz kalmayan gaza ehli bir liderimiz var. Bugün Türkiye’nin Göç Yönetimi de, Terörle Mücadelesi de, Savunma Sanayisinin millileştirilmesi de, içimize sığmış FETÖ temizliği de, Sınır Güvenlik Yönetimi de bu bilinçle yapılan işlerdir. Türkiye 8 yıldır Orta Doğu ve Suriye kaynaklı bir göçü yönetmektedir. Güney sınırımızın altındaki Hem Suriyeliler için hem de kendi iç güvenliğimiz için güvenli hale getirmeye çalışıyoruz. Rakamlar her şeyi anlatıyor. O bölge normalleştiği oranda hem bizim ülkemizdeki terör faaliyetleri azalıyor, hem de göç tersine dönmeye başlıyor. Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı Harekatları sonrasında özellikle harekat bölgesine geri dönüşler, bugün itibariyle 354 bin
sayısına ulaşmıştır. PKK’nın içerisindeki Yurt içindeki sayısı 600’ün altına ulaşmıştır. Daha dün 7 terörist etkisiz hale getirilmiş, daha dün yurt dışından 4’ü ikna yöntemiyle, 6 kişi gelip teslim olmuştur. Aramızda bulunduğuna inandığımız, dinimizin bize emri olduğuna inandığımız için, ona inandığımız şehitlerimiz, bıraktığınız emanet, hala bugün gördüğünüz ve dua ettiğiniz bu büyük emanet birlikte çalıştığınız evlatlarınız, kardeşleriniz, arkadaşlarınız sayesinde bu ülkeye kurulan tuzakları bertaraf etmek için dimdik ayakta tutulmaktadır. “şeklinde sözlerini sürdürdü. İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu ve Emniyet Genel Müdürü Sayın Mehmet Aktaş yemek programında gazilerimiz ve yakınları ile tek tek ilgilenerek Gaziler Gününü kutladı. Program şehitlerimiz ve ebediyete intikal eden gazilerimiz adına okunan dua ile sona erdi.





YORUMLAR