Mehmet Saka

Mehmet Saka

Mehmet SAKA / Bioenerji İleri Uygulayıcı

Beynimize Toplu Katliam;

15 Mart 2018 - 10:04

Beynimize Toplu Katliam; 
 
Şimdi yazının başlığına baktığınızda ne diyor bu adam ? diye düşündüğünüzü hisseder gibiyim. 
Beyne katliam nasıl olur ? topluma baktığımızda en küçük çocuktan tutun da en büyüğüne kadar her birimiz 
psikolojik olarak çöküntü yaşıyoruz.
Hastanelerin Pediatri bölümleri, psikiyatri bölümleri nefes alacak vakit bulamıyorlar kendilerine, antidepresan 
tüketimi hat safhada Türkiye'de depresan hapı kullanımı her on kişide bir muhtemelen ben bu yazıyı yazdığım sırada bu oran on kişide iki oldu
 
bile.Yeni doğanların engelli olma oranı günden güne artıyor. Bu durumda öncelikle yapılması gereken kendimize NEDEN ? diye sormaktır. 
 
NEDEN beşiktekinden eşiktekine kadar ilaç bağımlısı olduk ?
NEDEN özümüzden uzaklaşır olduk ?
NEDEN ahlak kavramlarımız yeniden şekil aldı ?
NEDEN güçlü güçsüzü ezmek zorunda olduğunu düşünür oldu ?
NEDEN kardeş diğer kardeşe çıkarları doğrultusunda hesapsızca dünmalaşır oldu ?
NEDEN aile bağlarımız pamuk ipliğine bağlı ? 
NEDEN hayatımız rayından çıkmış bir tren misali gidiyor ?
NEDEN her kalktığımızda iki adımda bir tökezlenip yeniden düşüyoruz ?
bu NEDEN ler devam edersek uzar gider ....
 
Bizler bataklıkta debelenmek yerine NEDEN lerin cevaplarını bulup onların üzerine gittiğimiz an yüzde elli bataklıktan kurtuluyoruz demektir.
 
Benim bu yazıdaki amacım dilimin döndüğünce sizlerin bu nedenler karşısındaki farkındalığınızı ortaya çıkarmak işte bu sebepten dolayı bu yazımın başlığı 
"Beynimize Toplu Katliam". Sevgili arkadaşlar öyle bir hale geldikki toplum olarak zombileştik ve zombileşiyoruz, öncelikele enerjimiz ile oynanıyor sonrasında 
ise oynanan enerjimizin dengesizliği sebebi ile travmalar yaşanıyor ve devamı ilaçlarla tedavi yöntemi ile devam ederek sistematik bir şekilde zombileşiyoruz, algılarımız 
körleşiyor, duygularımız pasifleşiyor, ve etkisiz eleman haline geliyoruz. 
 
Peki tüm bunlar nasıl oluyor ? aslında cevaplar ayan beyan ortada tabi az önce algılarımızın körleştiğini söylemiştim ya bu kadar ortada olan sebepleri dahi 
göremiyoruz, görsek dahi tepki veremiyoruz.
Bugün yediğimiz gıdalar, giydiğimiz kıyafetler, bulunduğumuz sosyal ortamlar, tv programları, stk haraketleri hatta 
abartmadan söylüyorum soluduğumuz hava bile bu duruma etken olur halde. Tüm bu saydığım etkenler sistematik ve kusursuz bir şekilde işliyor.
Örneğin gıdalar ile başlayalım ; hatırlarsanız geçtiğimiz günlerde "Her Ne Arıyorsan Sen O'sun" ve "Maddesiz mana vardır fakat manasız madde yoktur" başlıklı iki yazı yazmıştım, 
işte tamda bu durumu açıklar nitelikteler.
Okadar ileriye gittilerki artık yediğimiz gıdaların ham maddesine enerji kodlarını yükleyerek zihnimizin bulanmasını
sağlayabiliyorlar, ileriki günlerde bu kodlama biçimlerinide açıklıyacam inşaallah. Giydiğimiz kıyafetlerin elbetteki bir ham maddesi var bunlarıda kodlamak mümkün. 
Bulunduğumuz sosyal ortamlar da neredeyse içimizde doğmuş kadar yakın gördüklerimiz sayesinde manipilasyon yaparak diğer etkileri desteklemek ki en belirgin 
özellikleri sizin ilk etapta tepkili olduğunuz bir konuya yaklaşım biçimleri ( hayır kesinlikle olmaz, bi bakmak lazım olabilirde, evet kesinlikle olur doğrusu bu )
şeklindedir.
Kim olduklarını söylememe gerek varmı? Tv programlarına gelelim, en masum gördüğümüz diziler ve programlar ile ekrana kitleniyoruz ve algı oprerasyonu 
başlıyor sübliminal mesajlar, algılar, normalleştirme çalışmaları vuhhuuu havada uçuşuyor, bir örnek vereyimmi size ? neydi o bir dizi vardı herkezin ailecek hiç 
kaçırmadan izlediği ımm buldum aşk-ı memnu bu dizi ile insanlara bariz ensest ilişkinin normal bir şey olduğu anlatılmaya çalışıldı ki başarılı oldukları bir oran da var 
yo yo sakın bana hadi canım abartıyorsun deme çünkü sen bunu yememiş olabilirsin de yiyenlerin bir çoğu ile karşılaştım hatta bu durumdan kurtulmak için seans istediklerini
biliyorum.
Bunları sıralamak için o kadar çok malzeme varki çok uzatarak sizleri sıkmak istemem bunlar yeterli olmuştur diye düşünüyorum..
 
Bu saydığım tüm faktörlerin kaynağında enerjilerin geçişi vardır, her biri kendi alanında enerji transferidir.
Bizler gündelik hayatımızda enerjileri yönetmeyi başarırsak
bu saydıklarımız hükümsüz ve etkisiz kuru sıkı tabanca gibi olur.
Bu sebeptendir ki öncelik olarak enerjinin ne olduğunu iyi bilmeliyiz bilmediğimiz birşeyi yönetemeyiz 
ancak bildiğimiz birşeyi yönetmek çok kolaydır.
Bizler öyle bir şanslı milletiz ki bu kadar sistematik saldırının altında bile bu kadar ayaktayız, işte bu noktadan
başlayıp inancımızı pozitif enerjiye çevirerek negatif enerjiye kalkan haline getirecez, kabullenmesi zor aman safsata diyip kestirip atmak yerine araştırıp 
doğru noktaya ulaşıcaz, öncelikle derin bir nefes alıp yüksek bir öz güvenle bakıcaz hayata gücümüzü içimizde hissedecez ve tam teslimiyetle Allah'a sığınıp
bu yolda yardımını dileyip ilerliyecez.
Unutmayın Allah doğrunun yanındadır.
Ben enerji ile duaları sentezleyerek ne kadar başarılı olunduğunu gördüm ve gösterdim
tecrübe ile sabit, sizlerde dua ile hayatınızı birleştirip ilerler iseniz oluşturacağınız pozitif kalkan yukarıda saydığım tüm saldırılardan sizi koruyacaktır, beyninizin katledilmesine müsade etmeyin 
ve şunu aklınızın bir köşesine yazın insan beyni öyle güçlüdür ki bir gezegeni yok edebilir, böyle bir cevheri kaybetmek istemezsiniz diye düşünüyorum.
 
 
Sağlıcakla kalın...     

Bu yazı 1948 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar